tenisdunyasi.net: Ana Sayfa
> SON SAYI
Tenis Dünyası Dergisi Son Sayısı
> ANKET
Hangi turnuvayı 'beşinci slam' olarak görüyorsunuz?






> ARAMA
Beytullah Aldemir 5 Ocak 2012, 19:47

Beytullah Aldemir

Bizi Resmi Gazete de kurtaramaz!

Bunca yıldır kendimizi kandırmışız. Herşey sadece güzel anıları tazelemek, ya da güzel anılar yaratmak içinmiş. Güzel anı deyince bu düzeyde ilk maçımı bir Danimarkalı ile yapmıştım. Rakibim öyle uzun öyle iriyarıydı ki, takım kaptanımız sevgili Hüseyin Cimcoz’a "şu korta birlikte çıksak" demek geçmişti içimden. İkimizi toplasan bir rakibim yapmıyorduk.

Adam servis değil, mermi atıyor sanki. Bense heyecandan değil topu, izini bile göremiyordum. Ona soruyordum "In mi? out mu?" Gülümseyip 'in' işareti yapıyordu. Agassi'den daha fazla tenisçi olunur mu? Olunabileceğini gördüm. Televizyon ekranında daha zararsız görünüyorlar. Rakibim usta bir cerrah zarifliğiyle 6-0, 6-0 skorla, ağrısız, sızısız, kansız bir şekilde operasyonu sona erdirmişti. İçerde, derinlerde biraz burukluk kaldığını ise bir ben bilecektim. Sadece ben, biz yenilmemiştik sanki. Daha fazlasıydı hissettiğim. Olsun güzel! Bir anı yaratmıştım. Yaşasındı. O yıl MİLLİ TAKIM maçlarından sonra tekler maçları yapıldı. Benim Agassi-üstü arkadaşım şampiyon oldu diye hatırlıyorum. MİLLİ TAKIM dedim ama bu turnuvada Fildişi Sahilleri Cumhuriyeti yoktu. Bu nedenle Milli Takım sayılmıyor.

Hikmet Ağabeyim, Berlin’den gece yarısı İstanbul’a uçuyor. Uykusuz halde, otobüs veya kiralık araba tercihi yapıyor. Neredeyse kelle koltukta seyahat ederek Zonguldak’a ulaşıyor. Sıcaklık farkı 15 derece. Sporcu metabolizması üzerindeki etkisini düşünebiliyor musunuz?

Ben bir kere yaşadım. İnsan kendini tükenmiş hisseder. O haldeyken en zor maçlara çıkıyor, tek maçları yetmezmiş gibi çiftler için de elinde, avucunda ne varsa kortta ortaya koyuyor. Neden? Aslanın değil ağzında, daha derinlerde olan MİLLİ TAKIMA girmeye koşul olan puanı alabilmek için. Tüm o yorgunluk, gerginlik üzerine geri dönüş macerası ve aynı gün uykusuz bir şekilde rutin iş hayatı. Boşuna yormuşsun kendini Hikmet Ağabey!

60+Takımımız ve Nejat Paşam bu yıl hepimizi coşturdu. Kanımızı ateşleyen, gururdan gurur beğendiren sonuçları aldıklarında hepimiz ayakta alkışlamadık mı? Oysa o turnuvada Uganda yoktu. Yani MİLLİ TAKIM maçı sayılmaz. Orada İsveç, İsviçre, Arjantin, Rusya, Belçika, Finlandiya, Polonya, İrlanda, Estonya ve Çek Cumhuriyeti g,b, takımları arkalarında bıraktılar. Olsun. Zambiya katılımda bulunmadığından bu Milli Takım maçı sayılmaz. Boşuna sevindik, boşuna gururlandık. Aynı şekilde 70+ Erkek Takımımız da Dünya 10. oldu. Olsun. Onlarda sadece kendileri için güzel anılar yaratmışlar. Bu da sayılmaz. Zaten Burundi ile Botsvana da katılmamış. SAYILMAZ!

Federasyon bir sürü maçlardan sonra kazananları sıralıyor, takımı kuruyor, üzerine bayrağımızın olduğu spor giysileri veriyor. Ama Milli sıfatını hak etmiyoruz. Aslında bu 500'er Euro'yu da neden veriyor ki?

Bizim gururumuz, mutlu olmamız böyle basit sonuçlarda harcanmayacak kadar değerli. Davis Cup, Fed Cup hadi Olimpiyatlar da olsun. Bunlarda gurur duyabilir, ya da üzülebiliriz. Diğer hiç biri sayılmaz. Milli sıfatını hak etmez. Elbette isteyen kendini aldatmaya devam edebilir. Millicilik oyunu oynayabilir. Buna ses çıkarmayabiliriz. Milli olma kriterlerini açıklayan Resmi Gazetede de bizleri kurtaramaz. Aslında klasman turnuvalarına da gerek yok. Boşu boşuna dijital davranışlar sergilenmesine neden oluyor. Analog dünyamızda sakin ve mutlu oynamalıyız. Bu tür turnuvalarda turistik seyahat kapsamında değerlendirilmeli. Tenisi de sevmeye devam etmeliyiz.

Ne diyeyim? Artık VTB'nin kapanmasına çok şaşırmıyorum.
Email
Yorum Ekle
Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tenis Dünyası Dergisi ©2012
İletişim · Mobil versiyon
ATP TURU · WTA TURU · GRAND SLAMS · TÜRKİYE · MAGAZİN · YAZARLAR · DERGİ twitterfacebookrss