tenisdunyasi.net: Ana Sayfa
> SON SAYI
Tenis Dünyası Dergisi Son Sayısı
> ANKET
Federer yeniden 1 numara olur mu?

> ARAMA
Bülent Gürkan 16 Eylül 2009, 00:00

Bülent Gürkan

Polat'tan sonrası

Tenis Federasyonu Yönetim Kurulu’nun iki cümle ile duyurduğu Başkan Mesut Polat’ın istifa haberi camiayı yakından tanıyanları fazla şaşırtmadı. Özellikle Mart ayında yaşadığı sağlık sorunlarından sonra Polat’ın istifası ‘fısıltı gazetesi’nin manşetlerinde dolaşıyordu. Ama açık söylemek gerekirse bu istifanın bu kadar erken olmasını da kimse beklemiyordu.
Şimdi herkesin aklını kurcalayan soruya gelelim: Mesut Polat neden istifa etti? Aysbergin görünen yüzünde Başkan’ın istifa etme gerekçesi ‘sağlık sorunları’. Oysa böyle istifalarda her zaman olduğu gibi işin bir de görünmeyen ama ‘sahici’ nedenleri var.
2 Kasım 2008’e (TTF Başkanlık seçiminin yapıldığı tarih) hatta öncesine dönmek gerekiyor. Önce bir tespitte bulunalım. Tenis Federasyonu’ndaki delege yöntemi yüzünden sağlıklı ve uyumlu bir Yönetim Kurulu oluşturmak mümkün değil. Çünkü başkan adayı kim olursa olsun, öncelikle kendisine seçim kazandıracak isimleri listeye koymak zorunda. Başka türlü seçim kazanma şansı yok.
Mesut Polat da listesini yaparken bu açmazı yaşadı. Mesela çok büyük eleştiriler alacağını bilmesine rağmen yirminin üzerinde oyu bulunan Gökhan Dönmez’i listesine aldı. Kendisine yakın kulüplerin önerdiği isimleri listeye koymak zorunda kaldı. Eski başkan Azmi Kumova’nın desteğini almak için ona yakın isimlere de yönetimde yer açtı.
Bu karmaşık yapının sağlıklı işleyebilmesi ancak ‘liderlik vasıfları güçlü bir başkan’la mümkündü. Ancak geride kalan sekiz yılda ‘iyi bir ikinci bir adam’ portresi çizen Mesut Polat ne yazık ki başkanlıkta aynı performansı gösteremedi. Özellikle İstanbul Cup organizasyonu yönetimdeki çatlağı büyüttü. Yönetim Kurulu üç gruba ayrıldı ve karar alma mekanizması neredeyse imkansız hale geldi. Mesut Polat’ın en güvendiği isim olan Gürsel Tarım’ın tam da bu aşamada asbaşkanlıktan istifa etmesi işin tuzu biberi oldu. Çünkü Tarım tüm zamanını Federasyon’a ayıran ve işleyişte çok önemli rol oynayan kilit bir idareciydi. Onun ayrılması Mesut Polat’ın iş yükünü bir kat daha artırdı.
Tabii kulislerde konuşulan bir başka önemli detay daha var. Yönetim Kurulu’na yakın isimler Mesut Polat’ı istifaya götüren sürecin eski başkan Azmi Kumova’yla arasının açılmasıyla başladığını ileri sürüyorlar. İddiaya göre sıkı bir CHP’li olan ve halen Konak Belediyesi’nde meclis üyeliği görevini yürüten Kumova, başkanlık döneminde AKP’ye yaklaşan Mesut Polat’ın bu davranışını kabul edememiş. Ve Yönetim Kurulu’nda kendisine yakın 5-6 isimleri harekete geçirerek Polat’ı istifaya zorlamış.
Gerekçe ne olursa olsun ortada bir gerçek var. Tenis Federasyonu’nda Mesut Polat devri kapandı. Peki şimdi ne olacak? Yönetmeliklere göre TTF üç ay içinde bir genel kurul yaparak yeni başkanını seçecek. Geçtiğimiz yıl Mesut Polat’la yarışan adaylardan Güven Olgar seçim sonrası ‘O defteri kapattım’ demişti. Ama düşük bir ihtimal de olsa yakın çevresinin ısrarı ile yeniden aday olabilir. Hasan Akçakayalıoğlu ise artık kendini golfe verdi! (hemen her hafta sonu İstanbul Golf Kulübü’nde oynuyor) ve aday olması neredeyse imkansız gibi.
Seçim sürecinde en etkili aktörlerden birinin Garanti Koza olması bekleniyor. İstanbul Cup 2009’u beş kuruş harcamadan ‘ana sponsor’ edasıyla yapan Garanti Koza büyük ihtimalle uyumlu (!) çalışabileceği bir başkan adayına destek verecek, böyle bir aday bulamazsa da kendisi aday çıkaracaktır. Çünkü 2011 WTA Sezon Sonu Şampiyonası bu kadar yaklaşmışken işlerine çomak sokacak bir başkan adayı istemeyeceklerdir.
Son yıllarda kıpırdanan Türk tenisinin, ‘vizyonu geniş, kaliteli bir kadrosu olan ve herkesi kucaklayabilecek’ bir başkana ihtiyacı var. Ancak mevcut durumda ufukta böyle bir başkan adayı ne yazık ki görünmüyor.
Email
Yorum Ekle
Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tenis Dünyası Dergisi ©2012
İletişim · Mobil versiyon
ATP TURU · WTA TURU · GRAND SLAMS · TÜRKİYE · MAGAZİN · YAZARLAR · DERGİ twitterfacebookrss