tenisdunyasi.net: Ana Sayfa
> SON SAYI
Tenis Dünyası Dergisi Son Sayısı
> ANKET
Federer yeniden 1 numara olur mu?

> ARAMA
Şevket F. Erbay 05 Haziran 2011, 00:00

Şevket F. Erbay

Pasta Yesinler Ligi

30 Mayıs tarihinde Türkiye Tenis Federasyonu'nun web sitesinde bir haber: "Doğu Anadolu'ya tenis ligi"... TTF, Ağrı, Iğdır ve çevre illeri ziyaret etmiş ve bölgeyi kapsayan tenis ligi müjdesi vermiş.

Fransız İhtilali'nin talihsiz kraliçesi Maria Antoinette'in üzerine yapışan (bazı tarihçiler ifadesinin tam öyle olmadığını söyler) "Ekmek yoksa pasta yesinler"i aklıma geldi nedense. Açıklayayım nedenini, mahsuru yoktur umarım.

Federasyonun zerre kadar merak etmediği bilgiler vererek başlayayım önce. Türkiye'de tenis ligi 1980'de kuruldu. Yıl içinde maç fırsatı bulunamayan o dönemler için mantıklı olan lig, pek çok dönem oyuncusunun gelişimine büyük katkı sağlarken, kulüpler için de ciddi bir rekabet ortamı yarattı. Ancak aradan geçen 30 yılda ligin tüm anlamı ve heyecanı kaçtı. Kaldı ki, o yıllarda Avrupa'da da lig şampiyonlarının katılımıyla yapılan ve dünya sıralamasında yeri olan isimlerin katıldığı Avrupa Şampiyon Kulüpler Şampiyonası, 2007'de kaldırıldı. Zira kulüp tenisinin, performans kategorisinde uluslararası yarıştırılacak bir yönü kalmamıştı. En ücra köşelere kadar yayılan profesyonel tenisin turnuvaları (10 binlikler), oyuncuların takvimini yeterince işgal etmeye başlamıştı.

Durum böyleyken, bizde geçen yıl 3. Lig kurulma kararı alındı. Yani, Pasta Yesinler Ligi. 'Birinci ve ikinci ligin kalibresi ne ki, üçüncü lig kurarsın' diye kimse sormadı. Bu yıl ilk kez yapılacak olan 3. Lig'in, zaman ve para israfı dışında bir anlamı yok. Kalite ve çekişme seviyesine baktığımızda 1. Lig dahi yerlerde sürünürken, 3. Lig ne işe yarar, bilen de yok.

Şimdi de Doğu Anadolu'ya lig kurma düşüncesi dolaşıyor ortalıkta. Ortalıkta kocaman bir 'garabet', benim de tenis dergisi editörü olarak bunu yazma sorumluluğum var.

1. Lig kulüpleri bile taşıma su ile değirmen döndürürken, Doğu Anadolu Ligi'ni kim oynayacak, açıklayabilir mi sayın yetkililer? Ağrı, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Erzurum, Erzincan, Kars, Van, Tunceli'de TTF kayıtlarına göre 100'ü ancak bulan tenis lisansı var. TTF organizasyonlarına katılan tek aktif kulüp Ağrı, o da Ankaralı tenisçilerle oynuyor. Oyuncunun olmadığı ligde kim oynayacak? Doğu Anadolu'da nerede lig düzenlenecek? Van, Diyarbakır ve Malatya'da doğru düzgün kulüp bile bulunmazken, üç kortta beş oyuncunun oynadığı lig, kimin gözünü boyayacak? Bu soruların cevabı yok. Söylem olarak kulağa hoş geliyor, o yüzden ağızdan çıkmış gibi duruyor.

Kaldı ki, Türkiye'de 1. Lig bile demode etkinlikten öte bir şey değildir. Hiç bir kulüp antrenörü, ligin Türkiye'de tenise ya da oyunculara katkı yaptığını iddia etmiyor. Artık tenis profesyonel turda oynanıyor. Lig ise veteran ve altyapıda. Sistem değişti, ama bizde zaten üç tane olan profesyonelimizin ayağını 'ligde oynayacaksın' diye bağlayan kulüpler ve bunun üzerine hiç kafa yormayan bir tenis yönetimi bulunuyor.

Günümüz tenisinde lig, Almanya, Fransa gibi oyuncu ve kulüp sayıları devasa boyutlarda olan ülkelerin efektif kullanabileceği bir organizasyondur. Bu tip ülkelerde ligler için ciddi anlamda yatırım yapılıyor ve sırf ligde oynayarak gelir elde eden oyuncular bulunuyor. Ama Türkiye, söz konusu ülkelerin ne tesis, ne de oyuncu sayısı bakımından yüzde biri değilken, lig neden bu kadar ciddiye alınıyor, anlayan varsa anlatsın.

İşte size Avrupa'nın önemli liglerinden rakamlar...

Almanya: Bundesliga, iki lig ve iki ayrı küme halinde 30 takımla yapılıyor. Ayrıca bölgesel ligler var. Ülkede 9 bin 805 kulüp ve 2 milyon oyuncu var.

Fransa: 8362 kulüp ve 1 milyon 125 bin tenisçiye sahip. 36 ayrı bölgesel lig var.
Sadece Ligue de Paris'e 176 kulüp katılıyor! 41 bin oyuncu! Premier Lig dışında 10 yaştan 75 yaşa kadar 12 ayrı kategoride ayrıca ligler oynanıyor.

İspanya: 1178 kulüp, 108 bin tenisçisi var. En iyi 8 kulüp zirve için kapışıyor. B ve C Ligleri'ndekilerle birlikte İspanya Şampiyonası'nda 60'a yakın takım oynuyor. Liglerde Pennetta, Ferrer, Ferrero, Martinez Sanchez gibi ATP/WTA yıldızları raket sallıyor. 19 bölgesel federasyon da kendi kulüp şampiyonalarını düzenliyor.

İtalya: Serie A1, A2, B ve C olarak kategorilendirilen İtalya Ligi'nde 40 kulüp var. Önemli oyuncularla oynanan play-off'u TV'den yayınlanıyor. Ülkede 3 bin 100 kulüp ve bu ligleri besleyen 228 bin oyuncu var.

Ve Türkiye...
TTF 2010 rakamlarına göre faal 6 bin 500 performans tenisçisinin bulunduğu Türkiye'de bu oyuncuların dörtte üçü ulusal düzeyde şampiyona maçı oynamadan sezon bitiriyor. Kulüp sayısı ise, tabelaları sayarsak 150 civarında, ama bunların ancak yarısında tenis ve tenisçi üretimi var. Ama bu şartlara rağmen 3. lig açıyoruz. Yetmiyor, Doğu Ligi planlıyoruz!

Ya ufkumuz çok geniş, ya deli cesareti, ya da paramız bol. Hangisi, ben karar veremedim.

Sözün özü: Türkiye Tenis Federasyonu, buralara harcayacağı zamanı, parayı ve emeği, son yıllarda yaptığı en doğru iş olan ve sayıları 70'i bulan 10 bin dolarlık turnuvalarda oynayan oyuncularının kalitesini ve gelişimini desteklemek için harcamalı ve bu turnuvaların niteliğini yükseltmelidir. Lig planlamaları ise altyapı için uygulanmalıdır.

Büyüklere lig kurmak, ekmek olmayan yerde pasta aramaktan farksızdır.
Email
Yorum Ekle
Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tenis Dünyası Dergisi ©2012
İletişim · Mobil versiyon
ATP TURU · WTA TURU · GRAND SLAMS · TÜRKİYE · MAGAZİN · YAZARLAR · DERGİ twitterfacebookrss